Türkçeciyiz

burak can tarafından yazıldı.. Yayınlanma 6. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

TÜRKÇECİYİZ!!

Millet kavramının ortaya çıkmasında en önemli rolü oynayan aidiyet bilincinin oluşabilmesi için ilk aşama,o toplum bireylerinin birbirleri ile anlaşabilmeleridir.Ancak dil yalnızca bir anlaşma aracı değil,aynı zamanda duyma,düşünme,dış dünyayı anlama ve en önemlisi dış dünyayı şekillendirip aktarma aracıdır. Her dil kendine has düşünme ve hissetme tarzını kendi içinde taşır bu da onu kullanan toplumlarda ortak yorum,düşünce ve davranış kalıplarına sebep olur.Bu yüzden de her milli dilin ardında aslında milli bir ruh vardır.

 Bizim milli dilimizin bizler için anlamı ise diğer milletlerinkinden tarih boyunca çok daha fazla ve büyük olmuştur.Zira,çok geniş coğrafyalar,çok farklı dinler,çok farklı milletler ve diller üzerinde hüküm sürmüş Türk varlığı ve hakimiyetleri sırasında bizlere hangi milletten olduğumuzu hatırlatan,ırksal vasıflarımızdan biri olan kolay intibak ve benimseme gibi özelliklerimizin tehlikeli taraflarından koruyan,ruhsal ve geleneksel farklılıklarımızı halen yaşayabilmemizi sağlayan niteliğimiz,binlerce yıldır süren her türlü saldırı ve kirlenmeye karşı halen direnmeyi başarabilecek kadar güçlü olan dilimizdir.Ancak tarih boyu bizi bu kadar koruyup kollayan ve en köklü milletlerden biri olarak ayakta tutan dilimizi onun bizi kolladığı kadar iyi kollayıp geliştirememiş ve zenginleştirememişiz. Hem yapısal hem de içerik olarak diğer dillerin saldırılarına ve boyunduruklarına maruz bırakmışız.Halkımızın arasında,binlerce yıldır hiç yaşanmamış sınıf ve algılayış farkları ortaya çıkmış.Bilim ve medeniyet,istemeden de olsa toplumun kısıtlı bir sınıfının tekelinde kalmış ve bu gelişmeler halkımız tarafından iyi bir şekilde içselleştirilememiş.İşin kötü tarafı,aynı zamanda,bilim çevrelerinden ve uluslararası teknik-düşünsel gelişmelerden yeterince faydalandırılamamış halkın,gelenek göreneklerinden,milli özeliklerinden ve hayatı algılayış biçimlerinden ortaya çıkan ürünler,felsefeler,sanat eserleri de modern bilimsel gelişmeler ile yeterince harmanlanamayıp milli medeniyet oluşturma sürecimiz bu şekilde çift başlı gelişmek zorunda kalmış.Bu acı sürecin farkına varmamız ve Türk aydınları,Türk yöneticileri tarafından bazı topyekün dil devrimi çalışmalarının başlatılma tarihi,Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1272 tarihli fermanından sonra,ancak günümüzden yaklaşık 150 sene öncesine kadar gitmektedir.Geniş halk kitlelerine kadar ulaşan ve halkın konuşma dili ile bilim,sanat ve yönetim dillerini birleştiren ilk başarılı dil ve abece çalışması ise cumhuriyetimizin kurucusu olan vatansever kadro tarafından başarılmıştır.Ancak bu çok önemli milli davanın,son yıllarda ne kadar büyük yaralar aldığı,ne kadar güçsüzleştirildiği ve önemsenmediği de ortadadır.Bizlerin de,küreselleşen ve tüm milli değerleri yutarak hafızasız,ülküsüz,dilsiz,inançsız tek bir dünya halkı hedefine emin adımlarla ilerleyen bu yeni dünya düzeninde,milli varlığımızın en önemli teminatlarından olan dilimizi korumak ve geliştirmek ülkemizin emanetçileri olarak görev ve sorumluluğumuzdur,boynumuzun borcudur.

Benzer İçerikler