Ulusal bilinç ulusal dil

burak can tarafından yazıldı.. Yayınlanma 6. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

 Ulusal Bilinç Ulusal Dil

Kültürel kurumlaşmalar dilsel birikimlerle olur. Avrupa’da aydınlanma,  toplumların öz dillerine yönelmeleriyle kendini göstermiştir. Türk dilinin  gelişim tarihi içinde, Kaşgarlı Mahmut, Arapçanın yoğun etkisini görüp, onun  karşısına dilimizin varsıl (zengin) söz varlığıyla çıktığında dünya daha 11.  yüzyılını yaşamaktadır. Bu, Türklerde dilsel bilincin çok erken ortaya çıktığını  gösterir. Nitekim, belli bir kesim Osmanlıca düşünüp Osmanlıca yazarken, halk öz  dilini korumuş; Yunus gibi, Dede Korkut gibi, Pir Sultan Abdal gibi ozanlar  yetiştirmiştir. Türk kültürünün yeniden doğuşu olan cumhuriyetle Atatürk, halkın  yaratıcı kaynaklarına yönelmiştir.

 

Dilin gelişmesi, kültürel gelişmenin göstergesidir. Dilini ve kültürünü  geliştirememiş ulusların, gelişmiş ülkelerin tüketici kültür yükünü nasıl bir  ağırlıkla omuzlarında taşıdığı, her gün izleçlerde (televizyonlarda),  dinleçlerde (radyolarda), güncelerde (gazetelerde), günlük yaşamda yalnızca  sevimli yüzünü gösteriyor. Son yıllarda Türkiye’de satış yerlerinin yabancı  adlarla donanması, bu özentili kültür tüketiciliğinin karşısında korunmasız  kaldığımızın somut kanıtıdır. Üretici olmayan toplumlar da ne yazık ki buna  katlanıyorlar. Teknik alanda olsun, düşünce üretiminde olsun, o aracı yapan ya  da bir düşünceyi geliştiren, doğal olarak onun adını da koyacaktır.

 

Dil devrimi, bir toplumun yaratıcılığını ortadan kaldırmaya yönelik baskılara  başkaldırmadır. Devrim, katlanmaya, eylemsizliğe karşıdır. Atatürk’e göre, ulus,  yeniliklerin yaratıcısı olmalı, bu yaratıcı gücüyle çağdaş dünyada yerini  bulmalıydı. Bu bağlamda Atatürk, dilsel gelişimi, ulusal bilinç kazanmanın  kaynağı saymıştır. Diliyle kişiliğini bulmamış toplumların sığıntılık duygusu  içinde kimlik bunalımlarına girdikleri biliniyor. Atatürk’ün bütün alanlardaki  bağımsızlık, özgürlük, uygarlık kavramlarıyla anlatmak istediği, toplumların  başka kültürlerle iletişim içinde kendi öz kültürlerini geliştirmesi,  toplumların karşılıklı olarak böyle bir duyguyu yaşamamasıdır. Toplumlara  düşünme, duyumsama, yaratma özgürlüğü kazandıracak olan dil devrimi, onun için  önemlidir. Türkçe yalnızca anlaşmanın, iletişim kurmanın aracı değil, yaratıcı  düşüncenin, duyumsamanın da aracıdır.