Alfabe degişiminin tarihsel gelişimi üzerinde bir dergerlendirme

burak can tarafından yazıldı.. Yayınlanma 6. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

ALFABE DEĞİŞİMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

 

 

Türkler, eldeki yazılı kaynaklardan anlaşıldığına göre başta Göktürk, Uygur, Arap ve Lâtin asıllı olmak üzere, değişik alfabeler kullanmışlardır. Bu alfabeler içinde en uzun ve en yaygın kullanılanı Arap alfabesi olmuştur. Ancak özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu alfabenin yetersizlikleri, eksiklikleri olduğundan hareketle değiştirilmesi ve ıslah edilmesi gündeme getirilmiştir.

Aşağıda bu sürecin nasıl gerçekleştiği tarihsel bir sıra içinde verilmeye çalışılacaktır:

2. Arap Alfabesinden Latin Alfabesine 2.1. Tanzimat Dönemi

Tanzimat aydınlarının önde gelen isimlerinden “Münif Paşa 1863’te Osmanlı Cemiyet-i İlmiyyesi’ne sunduğu projede Arap harflerinin bitiştirilmeden ayrı yazılmasını ve “ses uyumu kuralı’ nedeniyle sesli harflerin eksiksiz kullanılmasını öneriyordu. Latin harflerinin bilinmeyen ve kendini gizleyen bir taraftarı, Ali Vehbi Bey’in yayınladığı hatırata göre Sultan II. Abdulhamid’dir. Ona göre, “Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Bu güçlüğün nedeni ise harflerimizdir.” Sultan, “Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur.” demektedir. Sabık Hakan’ın tersine bu konuda inandığını cesaretle savunanlar da vardır. Manastır Vilayeti’nin Görice sancağında Kur’an-ı Kerim ve Ulûm-ı Diniyye muallimi olan Hafız Ali Efendi, Latin harflerinin taraftarı olduğu için işinden atılmıştır. Taraftarlarının artmasına rağmen Latin harflerinin kabulü sorunu uygulamada cesaretsizlik nedeniyle hasıraltı edilmekteydi (Ortayl