edebli bilgiler

muhammed58 tarafından yazıldı.. Yayınlanma 6. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

A. ŞİİRİN BİÇİM YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Nazım biriminin (dörtlük,beyit) belirtilmesi,

Kaç dörtlükten veya kaç beyitten oluştuğunun belirtilmesi,
Şiirin ölçüsünün ve duraklarının belirtilmesi, 
Kafiye (kafiye çeşitleri belirtilecek) ve rediflerin gösterilmesi,
Kafiye şemasının gösterilmesi.
B. ŞİİRİN İÇERİK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 
Anlamı bilinmeyen kelime ve deyimlerin açıklanması,
Şiirin bölümler halinde açıklanması,
Şiirin ana duygusunun belirtilmesi,
Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması,
Şiirin türü hakkında bilgiler verilmesi.

C. ŞAİRİN HAYATI, SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA BİLGİLER

D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR 


ROMAN İNCELEME PLÂNI
A. ROMAN HAKKINDA BİLGİLER
Romanın adı
Romanın yazarı (çevireni)
Basıldığı yer ve tarih
Sayfa sayısı 

B. ROMANDAKİ OLAYIN İNCELENMESİ
Olayın özeti
Olaydaki kişiler,kişilerin fiziksel ve ruhsal özellikleri
a) Asıl kişiler (kahramanlar)
b) Yardımcı kişiler (kahramanlar)
Olayın geçtiği yerler
Olayın meydana geldiği zaman
Olayı anlatan kişi (anlatıcı)
Romanın dil ve anlatım özellikleri
Romanın türü
Romanın ana fikri 

C. YAZARIN HAYATI,SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA KISA BİLGİ

D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR


HİKÂYE İNCELEME PLÂNI
A. HİKÂYE HAKKINDA BİLGİLER
Hikâyenin adı
Hikâyenin yazarı 
Hikâyenin basım yeri ve basım yılı
Hikâyenin sayfa sayısı
B. HİKÂYEDEKİ OLAYIN İNCELENMESİ
Olayın özeti
Olaydaki kişiler,kişilerin fiziksel ve ruhsal özellikleri
a) Asıl kişiler (kahramanlar)
b) Yardımcı kişiler (kahramanlar)
Olayın geçtiği yer
Olayın meydana geldiği zaman
Olayı anlatan kişi (anlatıcı)
Hikâyenin dil ve anlatım özellikleri
Hikâyenin ana fikri 

C. HİKÂYE YAZARININ HAYATI, SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA KISA BİLGİ

D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR






Nazım ŞekilleriManzum olarak yazılmış satırlar mısra adını alır. Mısraların çeşitli şekillerde bir araya gelmelerinden nazım şekilleri oluşur.
Nazım şekillerini iki temel gruba ayırabiliriz:
I- Halk edebiyatı nazım şekilleri
II- Divan edebiyatı nazım şekilleri.

I- HALK EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ

A) ANONİM HALK EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ

a) Destan: Milletlerin tarihlerinde derin izler bırakan olayların yıllar sonra halkın muhayyilesindeki şekli ile nazma geçmiş şekilleridir. Destanlar, bir milletin kültürünün temel unsurlarını nesilden nesile aktarırlar. Manzum destanların yanı sıra mensur ( düzyazı) destanlar da vardır.
b) Mani: Aşk, tabiat, ayrılık, gurbet vb. konular işlenir. Sosyal konuları işleyen maniler de vardır. Maniler sözlü halk edebiyatının bir koludur. Dört mısradan meydana gelir. Söylenmek istenen genellikle son iki mısrada ifade edilir. Manilerin kafiyesi ( a - a - b - a ) şeklindedir.
Manilerin kafiyesi oluşturulurken bazen yazılışı aynı olan iki kelime bir arada kullanılır. Böyle maniler cinaslı mani olarak adlandırılır.
Maniler genellikle yedili hece vezni ile söylenir.
Örnek: Mani Cinaslı mani
Garibim bu gülşende Bağ bana
Bülbüller ötüşende Bahçe sana bağ bana
Gariplik ne çetinmiş Değme zincir kâr etmez
Baş yastığa düşende Zülfün teli bağ bana [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
c) Türkü: Türkü anonim halk edebiyatında geniş yer kaplayan bir nazım şeklidir. Genellikle şarkının halk edebiyatındaki karşılığı olarak vasıflandırılır. Türküler genellikle ferdî ve mahallîdir. Daha ziyade aşk, gurbet, tabiat güzellikleri gibi duyguları terennüm ederler.
Türküler şekil bakımından belli bir kalıba bağlı değildir. Mısra sayıları ve hece sayıları değişik olabilir. Bentler üç, dört, beş mısralardan meydana gelebilir. Buna göre türküler üçleme, dörtleme, beşleme diye adlandırılır. Ayrıca konusuna ve ezgisine göre de isimlendirilir. Genellikle nakarat halinde türkünün ahengini arttıran ve bentler arasında konu bütünlüğü sağlayan beyitler bulunur. Bu beyte kavuştak adı verilir. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]

B) ÂŞIK EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ
Halk edebiyatı ürünleri genellikle saz eşliğinde söylenir. Bu edebiyatın belli başlı nazım şekilleri şunlardır:
a) Koşma: Tabiat, sevgi, ıstırap, ölüm, yiğitlik, gurbet gibi temaları işleyen ve genellikle on birli hece vezni ile söylenen bir nazım şeklidir. En az üç, en çok on iki dörtlükten meydana gelir. Birinci dörtlükleri abab, abcb ve aaab şeklinde; diğer dörtlüklerin ilk üç mısraları kendi aralarına, dördüncü mısraları ise birinci dörtlüğün dördüncü mısraıyla (dddb, eeeb, fffb) kafiyeledir. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
b) Varsağı: Nazım birimi, ölçüsü, kafiye şeması bakımından koşmaya benzeyen ve 8’li hece ölçüsüyle söylenen bir nazım şeklidir. Bre, aman gibi yiğitçe ifadeler bulunur. Koşmadan ayrılan yönü bu söyleyiş tarzıdır. Dadaloğlu bu türün en güzel örneklerini vermiştir.[Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
c) Semai: Kendine has bir ezgi ile söylenen hece vezninin yanı sıra aruzun “mefâilün / mefâilün / mefâilün / mefâilün” kalıbıyla da söylenen bir nazım şeklidir. Aşk tabiat hasret gibi temaları işler. Koşmaya nazım şekli itibariyle benzeyen semailer beste bakımından farklıdır. Bu sebeple bir şiirin semai olup olmadığını ancak halk edebiyatı şiirini çok iyi bilen uzmanları anlayabilir. Genellikle 8’li hece ölçüsüyle söylenir.
d) Destan: Saz şairlerinin mani ve koşma nazım şekliyle söylediği türlü sosyal hadiseleri konu eden şiirlerdir. Destanlarda dörtlük sayısı için bir sınır yoktur. Kafiye şeması koşma gibidir. Genellikle abartılı bir anlatımı vardır. Sosyal hadiselerin yanı sıra belli konuları alaya almak vb. maksatla yazılmış eserler de bu adı alırlar. Kaz destanı, pire destanı gibi.
Koşmalar konularına göre aşağıdaki türlere ayrılır:
Güzelleme:Aşk, güzellik, tabiat, hasret gibi konuları işler.
Koçaklama:Yiğitlik, kahramanlık gibi konuları işler.
Taşlama: Bir olayı veya bir kişiyi eleştirir. (Divan edebiyatında hiciv, Batı edebiyatında ise satir karşılığıdır.
Ağıt:Acıklı bir olay veya ölüm sebebiyle duyulan üzüntüyü dile getirmek için söylenmiş manzumelerdir. İslamiyet’ten önce sagu adı verilen bu nazım şekli, divan edebiyatı nazım türlerinden mersiyenin karşılığıdır.
C) DİNî-TASAVVUFî HALK EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ
Dinî-tasavvufî halk edebiyatı XII. Yüzyılda Türkistan'da Ahmed Yesevî ile başlar. Bu edebiyatı “tekke” veya “tasavvuf” edebiyatı adı ile de vasıflandırabiliriz. Bu sahada yazılan eserler de çeşitli uruplara ayrılabilir.
İlâhi: Dinî-tasavvufî halk edebiyatının en fazla benimsenmiş türüdür. İlâhiler aynı zamanda aruz vezni ile de söylenebilirler. Koşma nazım şeklinin yedili, sekizli, on birli hece vezni ile söylenmişlerdir. Koşmadan konuları ve besteleri bakımından ayrılır. Biraz müzikten anlayanlar ilâhi tarzı bir besteyi rahatlıkla anlayabilir.
İlâhiler tasavvuf felsefesini, Allah aşkını terennüm eden manzum eserlerdir. Bilhassa Yunus Emre bu türün en mükemmel örneklerini sergilemiştir. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
Nefesler de bir ilahi türüdür, fakat daha ziyade Bektaşî şairlerinin kendi felsefî düşünüşlerini ortaya koyar.

DİVAN EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ
a) Gazel: Aşk, şarap ve tabiat güzelliklerini terennüm eden gazel 5-15 beyitten meydana gelmiştir. Gazelin ilk beytine matla (şiirin doğduğu), son beytine makta (şiirin kesildiği) denir. Makta beytinde gazelin kafiye ve ölçüsüne karar verilir. Makta beytinde şairin mahlası bulunur. En güzel beyit ise beytü'l-gazel adı ile anılır. Konu bütünlüğü olan gazele yek-ahenk, her beyti çok güzel olan gazele yek-avaz adı verilir.
Divan şiirine en çok kullanılan nazım şekillerindendir. Bu sahada Fuzulî, Baki, Nedim gibi şairler mükemmel örnekler vermişlerdir.
Gazelin kafiye düzeni aa, ba, ca, da, ea, fa ... şeklindedir. Aruzun uzun kalıplarıyla yazılır, bu yönü itibariyle mesneviden ayrılır. Gazeli oluşturan mısraların ortasında iç kafiye varsa buna musammat gazel denir. 
“Kamu bimarına canan deva-yı derd eder ihsan ihsan
Niçin kılmaz bana derman beni bimar sanmaz mı” [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
b) Kaside: Herhangi bir konuyu veya kişiyi övmek maksadıyla yazılmış, aa, ba, ca, da, ea, fa ... kafiye düzeniyle süren 33-99 beyitli manzumelerdir. İlk beyte matla, son beyte makta, şairin mahlasının geçtiği beyte tac beyit, en güzel beyte beytü'l-kasid denir.
Kasidenin giriş kısmına teşbib veya nesib denir. Övgüye başlanan beyte girizgah, denir. Diğer bölümleri medhiye (övgü), fahriye (övünme) ve duadır.
Kasideler ya nesib veya teşbib bölümüne göre. bahariye, şitaiye, ramazaniye; redif veya kafiyesine göre Su kasidesi, kaside-yi raiyye, kaside-yi mimiyye vb. isimler alır.
Konularına göre tevhid, münacat, na't, mersiye gibi adlar verilir.
Baki, Fuzulî, Nef'î bu sahada güzel örnekler vermiştir. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
c) Mesnevi: Mesnevi, her beytinin mısraları kendi aralarında kafiyeli olan nazım şeklidir. Mesneviler hikâye, tarihî, dinî,tasavvufî, ahlâkî vb. konularda yazılmış olan uzun manzumelerdir. Aruzun kısa kalıplarıyla yazılır. Kafiye bulma kolaylığı sayesinde oldukça uzun yazılanları vardır (12000 beyit). Beş mesnevisi olan şaire hamse sahibi denir. Gazele göre edebî sanatlar azdır. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
d) Rübâi: Belirli vezinlerle söylenen dört mısralık nazım şeklidir. Genellikle bir, iki ve dördüncü mısralar birbiri ile kafiyelidir. Bazen dört mısra da kafiyeli olabilir.
Rübâiler genellikle bir görüşü, bir düşünceyi ifade eden felsefe ağırlıklı şiirlerdir. Aşıkane olanları da vardır. Bu sahada en güzel örnekleri İranlı şair Ömer Hayyam vermiştir.]
e) Şarkı: Divan şiirine Türkler'in kazandırdığı bir nazım şeklidir. Şarkıda ilk bendin dördüncü mısraı bütün bentlerde tekrarlanmaktadır. Nazım birimi, kafiye şeması bakımından koşmaya benzer. Ölçü, beste, dil ve anlatım yönünden koşmadan ayrılır. Buna nakarat denir. Şarkılar bestelenmek üzere yazılır. Bu sahanın ustası Nedim'dir. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
f) Tuyuğ: Tek dörtlükten oluşur. Manilerin klâsik şiirdeki örneği kabul edilmektedir. Kafiyelenişi a a x a şeklindedir. Fâilâtün / fâilâtün / fâilün vezniyle yazılır. Cinaslı kafiye kullanılır. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi cinassız yazılanları da vardır. Yalnız Türk edebiyatında görülen bir nazım biçimidir. Tuyuğlarda hikmetli, tasavvufî ve felsefî konular dile getirilir. Kadı Burhaneddin, tuyuğ nazım şeklini kullanan şairlerimizin başında gelir. 
g) Terkip ve Terci-i Bend: Gazel şeklinde yazılmış bentlerden meydana gelen ve bu bentleri “vasıta” beyitlerle birbirine bağlanmış nazım şekillerine terkib-i bent veya terci-i bent adı verilir. Vasıta beyti nakarat şeklinde bentlerin sonunda tekrar edilirse terci-i bent (aa, ba, ca, da ...kk; aa, ba, ca, da ... kk), sadece kafiye bakımından ilgi varsa terkib-i bent (aa, ba, ca, da ...kk; aa, ba, ca, da ... lk), adı verilir. Terci-i bentlerde daha ziyade felsefî konular, terkib-i bentlerde ise sosyal konular ele alınır. [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ]
h) M u r a b b a : Dörder mısralık nazım birimiyle kurulmuş bir nazım şeklidir. Üç – yedi dörtlükten oluşur.(a – a – a – a / b – b – b – a ) şeklinde kafiyelenir. Son mısralar nakarat olabilir. Konu olarak gazele benzer.
DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ.
Divan bir şairin bütün nazım şekillerinde yazdığı eserlerini topladığı kitabın adıdır.
Divan edebiyatı eserleri konularına göre de çeşitli adlar alırlar:
Tevhid: Allah'ın birliğini ve yüceliğini anlatan manzumelerdir. Genellikle kaside şekliyle yazılır.
Münacaat: Allah’a yakarış ifade eden şiirlerdir.
Na't: Hz. Muhammed'i övmek için yazılmış manzumelerdir. Daha çok kaside şeklinde yazılır.
Medhiye: Din ve devlet büyüklerini övmek için yazılan manzumelerdir. Genellikle kaside şeklinde yazılır.
Hicviye: Bir kimsenin kusurlarını ortaya koymak için yazılan manzumelerdir. Kaside ve kıta şeklinde yazılmışlardır. Nef'î en önde gelen hiciv şairlerindendir.
Mersiye: Ölmüş bir kimsenin ardından yazılan manzumelerdir. Halk edebiyatında ağıt, İslâm öncesi Türk şiirinde sagu denirdi.
Hezil: Mizahî manzumelerdir.
Fahriye: Şairin kendisini övmek için yazdığı manzumelerdir. Kaside içinde de yer almış olabilirler.
Lugaz, manzum bilmece, muamma ise içinde bir şahıs ismi gizleyen manzume demek


Türk Edebiyatında İlkler1) Resmi İlk Türk Gazetesi Takvim-i Vakai 1831 
2) Yarı Resmi İlk Türk Gazetesi Ceride-i Havadis 1840
3) Özel İlk Türk Gazetesi Tercüman-ı Ahval 1860 ( Şinasi ve Agâh Efendi) 
4) İkinci Özel Türk Gazetesi Tasvir-i Efkâr 1862( Şinasi)
5) Yurt Dışında Çıkan İlk Türk Gazetesi Hürriyet 1868 ( Namık Kemal-Ziya Paşa) 
6) İlk Türkçe Dergi Mecmua-i Fünun 1861 ( Munif Paşa) 
7) İlk Edebi Dergi Servet-i Fünun 1891 ( 1896 da Tevfik Fikret, 1901 de H. Cahit Yalçın yönetti. Cumhuriyet döneminde Uyanış adıyla çıktı. 1944 te kapandı.)
8) İlk Çeviri Roman Terceme-i Telamak 1862 ( Fenelom’dan Yusuf Kamil Paşa çevirisi)
9) İlk Türk Romanı Taaşşuk-ı Talat ü Fıtnat 1872 ( Şemsettin Sami) 
10) İlk Edebi Roman Namık Kemal 
11) Batı Tekniğine Uygun İlk Roman Aşk-ı Memnu ( Halit Ziya Uşaklığil) 
12) İlk Köy Romanı Karabibik ( Nabizade Nazım) 13- İlk Psikolojik Roman Eylül ( M. Rauf )
13) İlk Tarihi Roman Cezmi ( Namık Kemal) 
14) İlk Realist Romanlar Sergüzeşt 1889 ( Samipaşazade Sezai) Araba Sevdası 1896 (Recaizade Mahmut Ekrem)
15) İlk Türkçe Sözlük Divan-ı Lügat-it Türk ( Arapça/ Türkçe) Kaşgarlı Mahmut Muhakemet’ül Lügateyn ( Farsça/ Türkçe) Ali Şir Nevai 
16) İlk Antoloji ( Tezkire) Mecalis’ ün Nefais ( Ali Şir Nevai) 
17) Anadolu’ da Yazılan İlk Antoloji Hest Behişt ( Edirne’ li Sehi Bey)
18) İlk Hikâye Letaifi Rivayet, Kıssadan Hisse ( Mithat Efendi)
19) Batılı Anlamda İlk Hikâye Küçük Şeyler ( Sami Paşazade Sezai) 
20) İlk Tiyatro Eseri Şair Evlenmesi ( Şinasi) 
21) Sahnelenen İlk Tiyatro Eseri Vatan Yahut Silistre ( Namık Kemal) 
22) İlk Makale Mukaddime ( Şinasi) Tercüman-ı Ahval’ in önsözü olarak.
23) İlk Çeviri Şiir Tercüme-i Manzume ( Şinasi) 
24) İlk Folklor İncelemesi Durub-i Emsal-i Osmaniye ( Osmanlı Atasözleri) Şinasi 
25) Noktalama İşaretlerini İlk Kullanan Şinasi 
26) Aruz Veznini İlk Kullanan Türk Şairi Yusuf Has Hacip ( Kutadgu Bilig)
27) İlk Divan Şairi Hoca Dehhani 
28) İlk Köy Şiiri Köylü Kızların Şarkısı ( Muallim Naci) 
29) İlk Anı Magosa Anıları ( Namık Kemal) 
30) İlk Gezi Yazısı Avrupa’ da Bir Cevelan ( Ahmet Mithat Efendi) 
31) İlk Eleştiri Yazısı Şiir ve İnşa ( Ziya Paşa)

 

Benzer İçerikler