Şiir somuttur

burak can tarafından yazıldı.. Yayınlanma 6. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

Şiir somuttur

Bundan önceki olumsuz ifadeye denk düşen olumlu bir ifadedir bu. Ama somutluk, simgeselliğin otomatik olarak ters anlamı değildir. Örneğin, simgesel bir dil, özel karşısında geneli yadsıyarak somuta daha çok yaklaşabilir. Aritmetik, cebirden daha somuttur, çünkü simgeleri daha az genelleştirilmiştir. İki simgesinin, iki tuğlanın yerini tuttuğu, iki at, iki insan vb. için başka simgeler gerektiren bir matematik simgeciliği, varolan matematiksel simgecilikten düpedüz daha somut olurdu; ama daha az simgesel olmazdı, çünkü keyfi işaretlemeye bakarak yine de alışılmış (conventional) ve algıya açık olurdu. Ama şurası da açıktır ki, simgesel bir dil somutlaştıkça ağırlaşır, hantallaşır. İki insan birbirinin aynı olmadığına göre kusursuz bir simgesel dilde mümkün her insan çifti için farklı simgeler bulmak gerekecekti.

Matematiğin genelliği dış gerçekliğin bir genelliğidir; dolayısıyla matematiğin özeliliği de dış gerçekliğin bir özeliliği olmuş olur; ve dış gerçeklik içinde nesnelerin sayısı sonsuz olduğuna göre matematik genel olmak zorundadır. Matematik, en genelleştirilmiş şey olduğu için dış gerçeklikle uğraşmada en elverişli bir araçtır. Yalnızca sıralamalarla, yani sınıflarla uğraştığı için evrenin sonsuz özeliliğiyle baş edebilir. Sonsuzluğun matematikte o kadar çok karşımıza çıkışı bir rastlantı değildir.

Şiirle karşılaştırın bunu. Onun vatanı öznel tavırlardır. Yani bilinç alanı, gerçek nesnelerle, onlar karşısındaki öznel tavırlardan ibarettir. Bu gerçek nesneleri en genel tarzda sıralamakla matematik sonsuzca : bütün dış gerçekliği kavrayabilen bir tek simgeye varır. Ama şiir bütün bu öznel tavırları en genelleştirilmiş tarzda sıralarsa egoya: bütün öznel gerçekliği kavrayabilen tek simge olan egoya varır.

Gerçekte soyut olan, öznel gerçekliğe bakarak genelleştirilmiş olan müziktir, şiir değil; tıpkı dış gerçekliğe bakarak matematiğin soyut oluşu gibi. Müzikte çevre kaybolur gider, ego büyür, genişler, bütün dram onun duvarları içinde geçer. Matematik, dıştan soyut ve genelleştirilmiştir; müzikse içten.

Ama şiir bilimsel kanıt gibidir, »katkılı«dır. Coşkuları gerçek nesnelere başlanmıştır ve bu onlara bir kendine özgülük verir. Gerçeklik, egonun görüşü içinde dolanıp durur. Bu demektir ki şiir, tıpkı bilimsel kanıtın somut ve özelleştirilmiş oluşu gibi somut ve özelleştirilmiştir; ama tabiî her iki durumda da somutluk ve genellik, gerçekliğin farklı alanlarını gösterir.