Sunuş üzerine

burak can tarafından yazıldı.. Yayınlanma 6. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı Cevapları

Sunuş" Üzerine

"Sunuş"ta yer alan kimi tutarsızlıkları şöyle belirtebiliriz:

a) Şöyle diyorlar: "Sözlük, bir dilin kelime, deyim ve terimlerini tanımlayan ... kaynak niteliğinde bir eserdir."

Bu tanım "atasözü"nü dışlamaktadır ki eksiktir. 

Ayrıca bu tanım, kendi sözlüklerinin "sözlük" maddesindeki tanımla da tam olarak örtüşmemektedir.

b) Sözlüğün, "standart Türkçenin sözlüğü" olarak sunulduğu öne sürülmektedir. 

Öte yandan da "Yabancı Kelimelere Karşılık Bulma Komisyonu" adını verdikleri bir yarkurulun önerilerinin sözlükte "yerini almış" olduğu belirtilmiştir. Daha hiç kimsenin kullanmadığı, tutup tutmayacağı bilinmeyen bu sözcüklerin "standart Türkçenin sözlüğü"ne alınması çelişkidir.

(Sözlüğü kullanırken rastladığımız için, yeri gelmişken şunu da eklemeliyiz: Anadolu'nun kimi yerlerinde, halk ağzında kullanılmakla birlikte pek de yaygın olmayan pek çok sözcüğün de hlk. kısaltmasıyla belirtilmeden alınmış olması sözlüğü "standart Türkçenin sözlüğü" olmaktan çıkarmaktadır. Üstelik sözlükte, halk ağzından alınan kimi sözcükler belirtilmiştir. Demek ki, belirtilmeyenlerin "standart Türkçe"de yer aldığı savlanmaktadır. "Yaygın kullanımdaki sözler için herhangi bir kısaltma verilmemiştir..." dediklerini göz önüne alırsak (sayfa VIII/6) bunun böyle olduğu anlaşılıyor.

Sözlükçülük ilkelerine, sözlüklerde uygulanan yönteme göre de böyle düşünmemiz gerekir. Oysa sözünü ettiğimiz sözlükte bulunan bu tür sözcükler standart Türkçede yoktur, yani yaygın olarak kullanılmamaktadır. Sözlüğü hazırlayanlar kullanıcıları yanıltmaktadır. Bu tutum bilimsel olamaz.)

c) "..... Türkçe Sözlük'ün söz varlığının 100.000'e ulaşması beklenmektedir." tümcesinde"söz varlığı"(vokabüler) terimi doğru, "Böylece yeni söz varlıklarının sürekli olarak eklenmesiyle ....." tümcesinde yanlıştır. "Sözvarlığı" terimi, alışılageldiği gibi bileşik yazılsaydı, belki bu durum söz konusu olmazdı. İkinci tümcedeki "söz varlıklarının" yerine "sözlerin" ya da "sözcüklerin" denmeliydi.

ç) Sunuşta "internet" sözcüğü "İnternet" biçiminde (böyle ilk harfi büyük olarak) yer alıyor. Demek ki özel ad sayılıyor. Ama bu sözcük sözlüklerinde de kılavuzlarında da yok. Oysa, basında, TV'de vb. sık kullanılıyor, yani "standart Türkçe"ye artık girmiş olan yabancı bir sözcük (daha doğrusu kısaltma ama artık sözcük sayılan bir kısaltma: international network'ten). Kendilerinin de kullanmış olması onun sözlüklerinde bulunmasını gerektirmiyor muydu? Yöntem, bir sözlükte önsözde, tanımlarda vb. kullanılan bütün sözcüklerin o sözlükte yer almasını gerektirir.

d) Hazırlayıcılar, "Türkçe Sözlük'ü yeni baskıya hazırlarken sürekli gelişen bilgisayarın teknik donanımından ve kolaylığından yararlanmak gereğini duyduk." diyorlar. 

Bilgisayarın "teknik donanımı", kendi sözlüklerindeki tanıma göre bile, "bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler"dir. Oysa burada söz konusu olan "bilgisayarın kolaylığından yararlanmak"tır; tümce bu iki sözcük olmadan kurulmalıydı.