TÜRKÇE DİLBİLGİSİ ÇALIŞMA NOTLARI

yağmur karakaş tarafından yazıldı.. Yayınlanma 5. Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

1.Yüklemi sonda olan cümlelere kurallı cümle denir.

  Yüklemi sonda olmayan cümlelere devrik cümledenir.

Örnek:Küçük çocuk hıçkırarakağlıyordu.     »     Yüklem sonda olduğu için kurallı cümledir.

                                                      Yüklem

            Çoküzülüyorduonun bu durumuna.   »      Yüklem sonda olmadığı için devrik cümledir. 

                      Yüklem

 

2.Anlamları birbirinin karşıtı olan sözcüklerezıt anlamlı sözcüklerdenir.

 

 

Örnek:  zengin      (zıt anlamlısı) »   Fakir                   taze         (zıt anlamlısı)  »      bayat

              karanlık   (zıt anlamlısı) »   aydınlık                 güzel       (zıt anlamlısı) »      çirkin

             İyimser     (zıt anlamlısı) »    kötümser            erken       (zıt anlamlısı) »        geç

 

3.Adlardan önce gelerek onları niteleyen veya çeşitli yönlerden belirten sözcükleresıfat(ön ad) denir.

Örnek:Yarınki konser içinikibilet aldım. ( biletin sayısını belirtiyor.)

            Darsokaklardan geçerek eve vardık. ( Sokağın nasıl olduğunu belirtiyor.)

            Uzunsaçları,mavigözleri vardı. ( Saçlarının şeklini ve gözlerinin rengini belirtiyor.)

            Koyu renkle yazılan kelimeler sıfattır.

 

4.Dünya’da tek olan ve benzeri bulunmayan varlık adlarına,özel addenir.

Örnek: Ali, Mehmetve ben dün bahçede oyun oynadık.    ( Ali ve Mehmet birer özel addır. )

            Amcamlarİstanbul’agidiyorlar.                                ( İstanbul özel bir addır. )

 

5. Yazılış ve okunuşları ayrı, ancak anlamları aynı olan sözcüklereeş anlamlı sözcüklerdenir.

Örnek:görev  ( eş anlamlısı ) » vazife

            Tutsak ( eş anlamlısı ) » esir

            Yararlı ( eş anlamlısı ) » faydalı

Not:Eş anlamlı sözcükler bir cümlede birbirleri yerine kullanılırsa anlamda değişiklik olmaz.

        Beni tutsak ettiler.=Beni esir ettiler.

 

6. Bir cümle soru, heyecan, belirsizlik ifade etmiyorsa; bu tür cümlelerin sonunanoktakonulur.

Bu cümleden sonra gelen cümleye ise büyük harfle başlanır.

Örnek:Doktorlar dedemin dinlenmesi gerektiğini söylediler( . ) (B)u duruma çok üzülmüştüm( . )

 

7.Yazılışları aynı, anlamları farklı olan kelimelere eş sesli ( sesteş ) kelimelerdenir.

Örnek: yaz» Tahtadakileri defterineyaz.                      yüz»  Çantanın önyüzüçok eskimiş.

                        Buyaztatili Antalya’da geçireceğiz.                   Ayşe’nin beşyüzYTL’si varmış.

 

8. Adlar eksiz (yalın) durumdadır.

 Ancak cümle içinde  -i, -e, -de, -den eklerini alarak cümlenin daha iyi anlaşılmasını sağlarlar.

 Adların aldıkları bu eklere adın durum ekleri denir.

Örnek:     yalın durum        -i durumu       -e durumu          -de durumu       -den durumu

                     defter»                defteri              deftere               defterde             defterden

 

9.Türkçe’de biri ek, diğeri sözcük olmak üzere iki çeşit “de” vardır.

    Adın durum eki olan “-de” eki sözcüğe bitişik yazılır.

    “Dahi, bile” anlamında kullanılan “de” ise ayrı yazılır.

Örnek:Hayvanat bahçesindezürafa gördüm.      (Bitişik yazılmış. Yani adın “-de durumu” nda ...)

            Pazartesi günüdekütüphaneye gideceğim. (Ayrı yazılmış. Yani “dahi, bile” anlamında…)

 

10. Aynı tür varlıklardan yalnız bir tanesini belirten adlara tekil ad denir.

      Aynı tür varlıkların birden çok olduğunu belirten adlaraçoğul addenir.

Örnek:salıncak  »  salıncaklar

            biber       »    biberler

            tabak       »   tabaklar

 

11. Kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümledeki eş görevli sözcükleri veya anlamca ilgili cümleleri 

     birbirine bağlayan sözcüklerebağlaç denir.

Başlıca bağlaçlar şunlardır: “ve, veya, ile, de, ki, hem…hem, yani, eğer, yoksa, sanki, çünkü, yine, bazen, ancak, ama, demek ki, dolayısıyla…”

Örnek:Cem, ÖzgeveElif parka gittiler.

            Sana söylemiştimamaunutmuşsun.

 

12.Varlıkların sayılarını, sıralarını belirten sözcüklersıfattır.

     Varlıkları işaret yoluyla belirten sözcüklersıfattır.

Örnek: dörtgüvercin              yarımkavun    (Sayısını belirtiyor.)

            Beşinciyarışmacı       birinci takım    (Sırasını belirtiyor.)

 

            Bugüvercin                şukavun            (İşaret yoluyla belirtiyor.)

 

13.Kendileri ad olmadıkları halde adların yerine kullanılan sözcüklerezamir (adıl)denir.

Örnek:Fatma bu sabah geç uyandı.  » Obu sabah geç uyandı. (Fatma adı yerineOzamiri kullanılmıştır.)

Soner, parka ne zaman gitti? »O,orayane zaman gitti? (Soner yerineO, parka yerineorayazamiri kullanılmıştır.)

           

14. İnsan adları yerine kullanılan sözcüklerekişi zamiridenir.

Örnek:Gökçe okula gitti.» Ookula gitti. (Gökçe adı yerineokişi zamiri kullanılmıştır.)

Ahmet, Okan ve ben dün maç seyrettik.»Bizdün maç seyrettik. (Ahmet, Okan ve ben yerinebizkişi zamiri kullanılmıştır.)

 

15.Varlıkları işaret yoluyla anlatan sözcüklereişaret zamirleridenir.

 “Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, diğeri, beriki” sözcükleri işaret zamirleridir.

Örnek:Bu çiçeklerisana getirdim. » Bunlarısana getirdim. (Bu çiçekleri yerinebunlarıişaret zamiri kullanılmıştır.)

              Çantanıyerden kaldır.» Onuyerden kaldır. (Çantanı yerineonuzamiri kullanılmıştır.)

 

16.Adların yerini belli belirsiz tutan zamirlerebelgisiz zamirdenir.

Örnek:Koroda bu şarkıyıbaşkasısöyleyecek. (Başkasıbelgisiz zamirdir.)

            Hafta sonu herkeskamp yapmaya gidecek. (Herkesbelgisiz zamirdir.)

            Kimisiverdiğimiz otları yemedi. (Kimisibelgisiz zamirdir.)

 

17.Adların yerini soru yoluyla tutan zamirleresoru zamirleridenir.

Örnek: Bu kitabı masanın üzerindenkimaldı?  (kimsoru zamiridir.)

             Sence bu kazaklardanhangisinialmalıyım? (hangisisoru zamiridir.)

 

18. İş, oluş, eylem, hareket bildiren sözcüklereyüklem (fiil)denir.

Örnek: Bu minik kediyi çoksevdim. ( sevdimkelimesi yüklemdir.)

             İstanbul’udinliyorumgözlerim kapalı.  (dinliyorumsözcüğü yüklemdir.)

Not:Yüklem cümle içinde sonda , ortada yada başta yer alabilir.Bu yalnızca cümlenin kurallı yada devrik olmasını etkiler.Yüklem olmadan cümlenin anlamı olmaz.

 

19. Anlatıma akıcılık kazandırmak amacıyla mecaz anlamda söylenen kalıplaşmış sözleredeyimdenir.

Örnek:burnunda tütmek               »   çok özlemek

            O güzelim köy burnumda tütüyordu.

            kulak ardı etmek                »   duymamazlıktan gelmek

             Öğretmenin söylediklerini kulak ardı etti.

 ekmeğini taştan çıkarmak  »   geçimini sağlamak için tüm zorlukların üstesinden gelmek

O her durumda ekmeğini taştan çıkarırdı.

 kulak misafiri olmak          »   kendisinin içinde bulunmadığı bir konuşmayı duymak, dinlemek

Söylediklerine kulak misafiri olmuştuk.

Bazı deyim örnekleri: göz boyamak, ateşe körükle gitmek, taşı sıksa suyunu çıkarmak, çam devirmek,

ele avuca sığmamak, mangalda kül bırakmamak, karda yürüyüp izini belli etmemek,

 yüz verdikçe astarını istemek, bir taşla iki kuş vurmak, ağzı kulaklarına varmak, pireyi deve yapmak,

yüreği ağzına gelmek, içi içine sığmamak, sözünün eri olmak, ağız açtırmamak, ipin ucunu kaçırmak,

yüksekten uçmak…..

 

20. Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek yeni anlamda sözcükler türeten ekler yapım ekleridir.

Örnek: göz + lük  > gözlük                             süt + çü  >  sütçü

             Balık + çı  > balıkçı                               kitap + lık  > kitaplık

Not: Yapım eki almış kelimelerin anlamları tamamen değişir.

 “göz” bir duyu organımızdır. “gözlük” göze takılan, görme bozukluklarını düzeltmede kullanılan bir araçtır.

Gözüme toz kaçtı.           Gözlüğüm çok kirlenmiş.

 

21. Türkçede bazı sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, ikinci hecedeki ünlü(sesli) düşer.

Bu olaya ses düşmesi(hece düşmesi) denir.

Örnek: karın + ı  > karnı          ağız + a > ağza       burun + u >burnu      omuz + u > omzu

 

Merve’nin karnı ağrıyormuş.                             Kemal ağza alınmayacak sözler sarfetti.

Cengiz duvardan düşünce burnu kırıldı.             Asker silahı omzuna taktı